Airplus 11. Yaşını Yeni Yatırımları ile Kutluyor

17 Haziran 2019  //  Airplus

Airplus, yakın zamanda yaptığı yatırımlar ve yenilenmiş kurumsal kimlik uygulamalarıyla HVAC sektöründe 11. yaşını kutluyor. Airplus İklimlendirme Teknolojileri Genel Müdürü Kubilay Çiftci konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

“11. Yaşımızı kutladığımız bugünlerde, hem fiziksel çalışma ortamımızda hem de ruhumuzu yansıtan kurumsal kimlik uygulamalarımızda yenilikler yaptık. HVAC sektöründeki 2. on yılımız için logomuzu yeniledik. Yeni logomuzda “P” harfini oluşturan “+” simgesinin, marka ismimizi ve markamızın müşterilerimize vadettiği artı değeri simgelemesini istedik. Fiziksel çalışma ve üretim ortamımızı tamamen değiştirdik ve hem idari personelimizi hem de üretimimizi yeni yaptığımız yatırımla, İstanbul Anadolu yakası, Yavuz Sultan Selim köprüsü güzargahında, Sırapınar mahallesi, Hüseyinli-Şile gişe çıkışındaki 9.000 metrekarelik yeni tesisimize taşıdık. Toplam 9.000 metrekarelik alanın 6.700 m2’si kapalı alan ve 2.300 m2 açık alan. Kapalı alanda 1.150 m2’lik 2 katlı İdari Bölüm ve 200 m2’lik ar-ge, ür-ge, üretim, stok bölümleri mevcut. İdari bölümde, kalifiye işgücünün sürekliliği ve dış kaynak kullanımlı Satış Sonrası Hizmet (servis ağı) konularında kaliteyi daim kılmak amacıyla (özellikle yurtdışı projelerde yerleşik servis hizmeti talepleri sebebiyle) geniş bir konferans salonu oluşturduk. Burada adaylara teorik eğitimler vermeyi ve mevcut kaynaklara da tazeleme eğitimi vererek bilgileri güncellemeyi ve hizmet kalitesinin sürekliliğini sağlamayı hedefliyoruz. Teorik eğitimlerin ardından, showroom bölümünde ürünleri tanıtıyoruz. Bu sayede üretim kapasitemizi 3 katına çıkardık, projelere daha hızlı cevap verebiliyoruz. Yeni fabrikamızda çalışanların konforu, mutluluğu ile üretimde kalitenin sürekliliği ve verimliliğe odaklanılan bir mimari tasarım kullandık. Tüm departmanların çalışanlarının ürünlere olan ilgisini artırmak, ortak amacı hissetmelerini sağlamak için yönetim bölümlerinin yanı sıra ortak alanlardan da üretim alanının izlenebilmesini sağladık.

Ürün yelpazemiz yine oldukça geniş: Yeni fabrikamızda da Klima Santrali, DX Bataryalı Klima Santrali, Hijyenik Tip Paket Klima Santrali ve Çatı Tipi Paket Klima Santrali (rooftop), Fan Coil üniteleri, Havuz Nem Alma Santralleri, Isı Pompalı Isı Geri Kazanım Cihazı, Tavan Tipi Isı Geri Kazanım Cihazı, DX Bataryalı Tavan Tipi Isı Geri Kazanım Cihazı, Dik Tip Isı Geri Kazanım Cihazı, Sıcak Hava Apareyi, Hücreli Fanlar, Hücreli Vantilatör, Sığınak Fanı, Davlumbaz Santrali, Şaft Damperi, Yer Konvektörü, Dikdörtgen Kanal Tipi Fan, Kanal Tipi Isıtıcı, Aksiyal Jet Fan ve HEPA Filtre Kutusu üretimi yapılmaya devam edip, geçmiş 11 senedir olduğu gibi, yurtiçi ve yurtdışında pazarın ihtiyaç duyduğu yenilikçi ürünler tasarlayıp üretiyoruz.

Yeni üretim alanımızda 12 adet montaj hattı bulunuyor. Yine 2019 içinde yapacağımız yatırımlardan biri de mevcut makina filomuza ekleyeceğimiz bir adet punç bir adet fiber lazer makinası olacak. Montaj hattı adedimizin artması elbette kalifiye personel ihtiyacımızı artırıyor. Bununla ilgili de hazırlıklarımız tamam.

Üretim, satış, satış sonrası hizmetler ekibi ve teknik kadro ile HVAC için Tek Noktadan Tedarik ve Satış Sonrası Hizmet sunmaya devam ediyoruz.

Airplus olarak iç pazarda bayilik ağı ile satış yapmıyor, doğrudan hizmet vermeyi tercih ediyoruz. Ancak dış pazarlarda (örneğin Türki Cumhuriyetler, Ortadoğu, Balkan ülkeleri gibi farklı iklimlere sahip ülkelerde) sağlam iş ortakları ile çalışmayı, kültürel farklılıkları elimine etmek, yerel olmanın da avantajını yakalamak amacıyla yeğliyor, yeni pazarlara girerken bu konudaki partner araştımalarımızı titizlikle yürütüyoruz. Türkiye iklimlendirme sektörü olarak ihracatta rekabetçi hale geldik, tüketici bilincinin artması ile ‘konforlu yaşam’ koşulları aranan 'alt limit' oldu, bu elbette iç Pazar açısından bir fırsat, fakat yeterli değil zira yaşanan ekonomik dalgalanmalar imalatçılar için ihracatı vazgeçilmez yapıyor. Bununla birlikte yabancı para birimlerindeki ani yükselişler, ürünlerimizde kullandığımız ana komponentlerin maliyetinin aşırı atmasına sebep oluyor. İnşaat sektörüne verilen desteğin yeterli olmadığı ve sektörün daralma trendinde olduğu göz önüne alındığında kolaylıkla söylenebilir ki ülkemizin sanayi ağırlıklı gelişmesi tercih edilmeli, özellikle imalat sanayinin milli gelir içindeki payı arttırılmalıdır. Bu sağlandığında dış pazarlara daha çok ve sürekli şekilde ürün satılarak ülkeye sürekli, güvenilir döviz girişi sağlanabilir, bu da doğal olarak diğer sektörleri ve inşaat sektörünü canlı tutar. Maalesef, şimdiye kadar inşaat sektörüne yapılan suni pompalamalarla ancak buraya kadar gelinebilmiş, henüz bahsettiğim ana hedefe ulaşmamız mümkün olmamıştır. İnşaat sektöründeki daralma elbette sadece iç pazarda aktif olan imalat firmalarını derinden yaralamış, Airplus gibi iç ve dış pazarı birlikte hedefleyen, stratejik olarak yumurtaları tek sepette toplamayan firmaları ise göreceli olarak olumsuz yönde etkilemiştir.”